29 Kasım 2013 Cuma

Turist



    Cumada siyahi afro bir gençle omuz omuza saf tuttum. Genç baştan tırnağa siyah abi, kapkara çocuk. Hayatımda ilk defa bu kadar siyahi biriyle tanıştım.İki tane telefonu vardı elemanın, ikisini de önüne koydu.Hutbeyi siklediği yoktu. Bitse de telefonlarıma kavuşsam bakışları atıyordu sağa sola. Şafiiydi. Islak ayaklarla yaşlı amcaların üzerinden geçtiği toz ve nemden oluşan hasıra baş koyduk, sadece O'nun önünde eğilir bu başlar diyerek. Davulların, deflerin ve caiz olmayan kına gecelerinin. Mevlüt okumaktan ciğeri solan ön lisans ilahiyat mezunlarının.Potansiyel çakmak hırsızlarının,suratsız esnafların, kafiye özürlüsü yeraltı edebiyatçılarının, anasına bacısına sövdüğüm sokup sokup çıkardığım fanzinlerin dahi anlam veremeyeceği bir olaydı bu, muazzam bir olaydı.
    Kanallar ve mavi bulvarlar boyunca hep normallik üzerinde düşünürdüm paytak adımlarımda.Gereğinden fazla normal davranmak, mesela siyahi biriyle karşılaştığınızda muhabbet etmek ve tanışmak durumunda kaldığımızda gereğinden fazla normal davranmak. Neden kelime israfı yapıyoruz. Neden o adama normalin üzerinde bir tavır sergiliyoruz ulan? Neden?
     Ekmek yerken, yürürken, sikimsonik acıları yaşarken, bir sabah ezanını , bir peygambere sövgüyü, bir misket bombasını, bir polis faşizmini , çocuk ölümlerini, siyaseti ve politikayı , kaypaklık ve menfaaat dolu müslüman kardeşliklerini , ümmetin malını öğrenciye satan teşkilat başkanlarını, tecavüzleri, alnında seccade nişanı olan faizhane baronlarını, leş şiirleri, ölüyü dirilten karıları, isal olup varoluş sancısı çekiyorum diyen gavatları, yaşamın tüm ihtimallerini, ataerkili dilinden düşürmeyip, ilk okuduklarıyla ana babasını tekfir eden islamcı kızları, öğrenci işlerini, evleri işaretli Alevileri, İsmet Özel'i, Ataol'u, Azam Ali'yi, Cey Cey Okoça'yı , susamın Hon Kong borsasındaki durumunu .. Neden normalin üzerinde karşılıyoruz. Neden kalü belada bunlar bize sinevizyonda izletilmiş gibi yaşıyor taklidi yapıyoruz. Neden kayda değer bir acımız yok ulan? Neden hayatı alttan alıyoruz. Neden her şeyi normalin üzerinde seyrediyoruz .
         Ben bu skalaya ayak uyduramıyorum, ben buraya ait değilim, beni bu hayattan çıkarın lütfen. Semt bizim ev kira, beden bizim ruh kira..

                                     

                   

17 Kasım 2013 Pazar

Elbet Bir Gün Fall To Pieces

                 Bugün projemi aldım. Sanırım üniversiteyi bitiriyorum. Belki de bitmeyecek. Umrumda da değil. Şivan Perwer Diyarbakır güzel örümcek ağı. Sevgilim ne zaman buluşuyoruz? Ne zaman yer bildirimi yapmaya kalksam taklalı güvercinler aklıma gelir. Ben seni hiç taslaklara kaydetmedim ki.
                Evimde üç tane ayım var. Elli kuruş atıp kazanmıştım makineden. Gene de isyan etmediler. Bim' den aldığım hazır salep içiyorum tadı bok gibi. Böyle bir roman havası olsa da oynasak diyorum çatır çutur varoluş sancılarımıza derman olsa. Gelecek kaygısını tereyağı ile kavurunca harika oluyor. Teyzemde Teoman'ın "17" adlı kaseti vardı yadıma düştü birden.
                Hayat ve ölüm arasında bir denge var. O dengeyi manevi bakış açısıyla yorumlayınca hep bir kasvet oluyor içimde. Aynı dengeyi materyalist kafayla kurmaya çalışıyorum hep bir eksiklik oluyor. Bu denge beni  yoruyor. Bu denge acıtıyor. Bu denge beni sikiyor. Ağzıma alıyorum bu dengeyi. Bu dengenin ve tüm dengelerin zulümlere ait bir dekor olduğunu düşünüyorum. Kurbağa sikko bir öpüşle prens oluyor aklınız alıyor mu bunu? Benim de aklım bu dengeyi almıyor işte. Benim bir yanım yaprak dökmüyorum her yanım yaprak döküyor. Güzel dostlarım var ama bana ait değiller. Orospu çocuklarını piyasadan çeksek işsizlik problemi biter. Hayatın skalası çok hızlı abi çok hızlı. Her zamankinden sonsuz kat daha hızlı dönüyor dünyanın tekerleri. Her zamankinden daha fazla giriyor bir yerlerimize. Yaz saati uygulamasına dönsek de ömürlerimizi bir ömür ileri alsak..